Üreme çeşitleri nelerdir?

Dünyada yaşayan tüm canlılar, belirli bir biyolojik büyüme ve gelişmeyi tamamlamasıyla birlikte üreme yeteneğine de sahip olur. Tüm canlılarda neslin devamını sağlamak için görülen bir olay olan üreme ya da diğer adıyla çoğalma, canlıların kendilerine benzer özellikte bireyler oluşturmasını sağlar ki böylece canlının nesli de devam etmiş olur. Biyoloji biliminin temel prensiplerinden biri olarak, tüm canlılar kendilerinden önceki nesillerden türemişlerdir. Mikrobiyolojik olarak incelendiğinde de genetik bilginin yeni canlılara aktarılabilmesi ve yaşamın varlığını sürdürebilmesi için üreme faaliyetinin gerçekleşmesi gerekir.

Üremede temel olarak incelenen iki ana unsur bulunmaktadır; taşıyıcı hücre ve kalıtım materyali. Üreme faaliyetinin gerçekleşebilmesi için taşıyıcı görevini üstlenen bir hücre olması gerektiği gibi, canlı türlerinin kendine özgü özelliklerinin gelecek nesillere aktarılabilmesi için de kalıtım materyaline ihtiyaç vardır. Kalıtım materyali ve taşıyıcı hücre biyoloji biliminde, canlıların üremesini ve yaşamın varlığını koruyabilmesini sağlayan iki temel unsur olarak kabul edilmektedir.

Bilinen insanlık tarihinin en eski dönemlerinden bu yana dünya üzerinde yaşayan birçok insan, canlıların nasıl ürediği üzerine düşünceler geliştirmiştir. Mikroskobun icat edilmesi ile “mikroorganizmalarla” tanışan insanoğlu, canlıların çoğalmasıyla ilgili de cevaplara ulaşmaya başladı. İlk Çağ’da yaşayan birçok Antik Yunan filozofu da canlıların nasıl çoğaldığı sorusunu sormuş ve çeşitli cevaplar türetmiştir. Geçmiş yıllarda yaşayan insanlar canlıların cansız maddelerden türediğine inandığından, farelerin çürümüş etten ya da kurbağaların çamurdan oluştuğuna inanmıştır.

Bu tip cansız maddelerden yaşamın doğduğuna dair görüşler ne yazık ki herhangi bir bilimsel dayanağı olmamasına rağmen hala “bir takım” bilim çevreleri tarafından biyoloji bilimi çatısı altında etkinliğini korumaktadır. Canlıların kökeni ile ilgili modern biyolojide kabul edilen iki görüş; “abiyogenez” ya da diğer adıyla spontane jenerasyon canlıların tesadüfen oluşmasını incelemeye çalışırken, “biyogenez” yani canlıdan canlıya nesillerin türemesi görüşü de canlı türlerinin birbiri aracılığı ile çoğalmasını incelemektedir.

Dünya üzerindeki canlılarda; eşeysiz üreme, bölünerek çoğalma, tomurcuklanarak üreme, vejatatif çoğalma, sporla üreme ve eşeyli çoğalma gibi birçok farklı üreme çeşidi bulunmaktadır. Canlı hücreden ayrılarak yeni bireylerin oluşması eşeysiz üreme olarak adlandırılırken, tek hücreli canlıların belirli bir olgunluğa eriştikten sonra bölünmesineyse bölünerek çoğalma denmektedir. Omurgasız canlıların embriyonik hücreleri sayesinde vücutlarından ayrılan bir parçayı yeniden oluşturabilmektedir ki, bu duruma da rejenerasyon ile çoğalma denmektedir.

 

Yorumlar (1 adet)

  • 19 Eylül 2013 at 20:22
    Permalink

    iyi ve güzel faydalı

    Reply

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: