Bağ hastalıkları nelerdir?

Bağcılığın ülkemizde büyük bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Özellikle Ege Bölgesi bu alanda birinciliğini sürdürmektedir. Bilinçli alamda bağcılık son yıllarda büyük bir gelişme göstermektedir. Bağcılıkta önemli olan konulardan biri bağ hastalıklarıdır. Burada 6 temel hastalık üzerinde duracağız.bb
1- Bağ Küllemesi (Uncinula necator)
Sürgünlerin uzamaya başlamasından itibaren etkisini gösterir ve tüm yeşil kısım üzerinde rahatlıkla görülebilir. Yaprak, sürgün, çiçek ve taneler gri renkli kül serpilmiş biçimde tozlu bir görüntüye sahip olur. Bu durum zamanla şiddetini arttırarak daha siyahlaşır ve yapraklarda kıvrılmalara, tanelerde ise çatlamalara, çürümelere ve salkımın tamamen deforme olmasına sebep olur. Küllenme büyük ölçüde ürün kayıplarına sebep olur.
Küllenme ile mücadele şu şekilde yapılmaktadır:
a) Budama artıkları bağ alanından uzaklaştırılmalıdır.
b) Toprak işlemenin son derece iyi yapılması gerekir.
c) Yaprak alma işlemleri özenle yapılmalı ve iyi bir havalandırma imkanı sağlanmalıdır.
d) Sürgünler 20-25cm olduğunda birinci ilaçlama, çiçek sonrası ikinci ilaçlama, koruk dönemi üçüncü ilaçlama yapılmalıdır.
e) Diğer ilaçlamalar hastalık belirtileri, hava şartları ve kullanılan ilaçların etki sürelerine bağlı olarak uygun zamanlarda yapılır.

2-Bağ Mildiyösü (Plasmopara viticola)
Bütün yeşil kısımda hasara sebep olur. Yapraklardaki belirtiler daha çok belirgin olup gözle hemen fark edilir. Yaprak üst bölümünde sarımtırak renkte yağ lekeleri görülür. Bu lekelerin alt kısımlarında ise beyaz misel örtüsü oluşmakta olup bu lekeler zamanla büyür, ortası kızarır ve kuruyarak dökülür. Bağ mildiyösü hastalıklı sürgünlerde kurumalara, salkımlarda ise tanelerin buruşmasına sebep olur. Büyük oranda ekonomik zarara yol açar. Bu hastalığa karşı şu önlemler alınmaktadır:
a) Budama artıkları hastalığın yayılmaması için araziden uzaklaştırılmalı, yabancı ot ile mücadele edilmeli ve aşırı sulamadan kaçınılmalıdır.
b) Sürgünler 20-25 cm’e ulaştığında İlk ilaçlamalar yapılmalı ve diğer ilaçlamalar ise çiçek sonrası
dönemden başlamak suretiyle havaların yağışlı olduğu ve nemin yüksek olduğu dönemlerde yinelenmelidir.

3-Bağlarda Kurşuni Küf (Botrytis cinerea)
Salkım tanelerinde ilk olarak yuvarlak pembemsi renkte lekeler oluşur. Hastalığın şiddeti artığında bu lekeler daha çok büyümeye ve koyulaşmaya başlar, son olarak gri renkli küf tabakasıyla üzeri kaplanır. Ekonomik kayıplara fazlasıyla yol açan bir hastalıktır. Bağlardaki kurşini küf ile şu şekilde mücadele edilir:
a) Aşırı sulama ve gübrelemeden kaçınmak gerekir.
b) Asmanın iyi havalandırılması gerekir.
c) Hasat zamanında yapılmalı ve kesinlikle geciktirilmemelidir.
d) İlk ilaçlama, tanelere ben düştüğünde yapılmalıdır. Hastalık duruma, kullanılan ilacın
etki süresine ve yağış durumuna göre 1-2 defa ilaçlama yapılmalıdır. Ayrıca üzümler olgunluk dönemine yaklaştığı için etki süresi daha az olan ilaçlar tercih edilmelidir.

4-Bağlarda Ölü Kol Hastalığı (Phomopsis viticola)
Daha çok sürgün, salkım sapları ve yaprak saplarında oluşur .Siyah küçük lekeler şeklinde görülür ve bu lekele zamanla r belirginleşerek kabukta çatlamalara sebep olur. Kışın sürgünler beyazlaşır ve siyah noktacıklar haline gelir. Bu hastalıkla şöyle mücadele edilir:
a) Hastalıklı olan sürgünler budanmalı ve budama artıkları arazinin dışına çıkarılmalıdır.
b) Kış dönemi gözler uyanmadan önce birinci ilaçlama yapılmalı, sürgünler 8-10 cm olduğunda ikini ilaçlama ve sürgünler 20-25 cm olduğunda üçüncü ilaçlama yapılmalıdır.

5-Bağlarda Kısa Boğum ( Fan leaf )
Yaprakların çınar yaprağı gibi yelpaze şeklini alması şeklinde görülen bir hastalıktır. Yapraklarda haleli lekeler oluşur. Sürgünlerde boğum aralarında kısalmalar, çalılaşmalar görülür. Ayrıca küçük yaprak ve salkım oluşumu görülür. Salkımlarda tane dökümleri meydana gelir. Mücadele şu şekilde yapılır:
a) Virüsten ari fidan kullanılmalı.
b) Yeni bağ yapılırken nematodsuz araziler tercih edilmelidir.

6-Bağlarda Kav Hastalığı (Stereum hirsutum, Phellinus igniarius)
İlk olarak sadece bir sürgünde kurumalar görülür ve zamanla kurumalara tüm bitkiyi kaplar ve
asmanın yok olmasına sebep olur. Yaprak damarlarında renk açılmaları şeklinde kendisini gösterir ve
tüm yaprağı daha sonrada sürgünleri enfekte ederek büyük kayıplara sebep olur.
Bu hastalıkla şu şekilde mücadele edilir :Hasta omcalar kesilip araziden dışarı çıkarılmalı, kesilen yerler aşı macunu ile kapatılmalı, budama alet ekipmanları her seferinde dezenfekte edilmeli, tamamen kuruyan asmalar araziden sökülmeli, imha edilmeli ve söküldüğü yerler kireçlenerek 4-5 yıl bağ dikilmemelidir.

Bir Cevap Yazın