Vişne hastalık ve zararlıları nelerdir?

Vişnelerde görülen önemli hastalıklar ve zararlılar şunlardır:
1- Monilya (Munya) Hastalığı
Monilya hastalığı diğer bir çok sert çekirdekli meyvelerde olduğu gibi vişnenin de en önemli fungal hastalıklarından biridir. Monilya hastalığı daha çok vişnelerin çiçek, sürgün ve meyvelerinde zarar yapmaktadır. Çiçeklerin taç yaprakları, dişicik borusu ve erkek organları kahverengiye dönüşür. Bu kahverengileşme daha sonra tüm çiçeğe yayılma gösterir. Bu olaya çiçek yanıklığı adı verilmektedir. Hastalık bulaşmış olan dişi organ meyve vermez. Kurumuş olan çiçekler bir süre sürgünde kalır. Mantar çiçek sapından dala geçerek dallarda kanser yaraları oluşturur ve dalı kurutur. Çiçekler saplar üzerinde kıvrılırarak dala yapışır. Bu yapışma çiçek demeti etrafındaki zamk salgısıyla meydana gelir. Meyvelerde genel olarak olgunluğa yakın zamanda enfeksiyona neden olur. Meyve kabuğunda oluşan kahverengi lekeler ile belirir.
vişnehastalık
Lekelerin çevresinde açık kahverengi bir halka bulunur. Çürüklük meyve etinin içine doğru gelişme gösterir. Fakat çukurlaşmaz. Çürüklük ilk olarak yumuşak ve kurudur. Bir süre sonra ise meyve buruşur ve tamamen kurur. Sürgünde meydana gelen kuruma ve kanser yaralarına sürgün yanıklığı adı verilir. İnce dallar hassas olduğundan tamamen kurur. Kalın dallarda ise yaralar meydana gelir. Yaralar 1-12 cm uzunluğunda olup kabuğu siyah renklidir. Yara içeriye doğru gelişme gösterir. Yaranın etrafında şişkinlik oluşur. Yağmurlu ve nemli havalarda yara etrafında zamklanma görülür. Monilya hastalığı ile mücadelede kültürel önlemler ve kimyasal mücadele yöntemleri uygulanır. Kimyasal mücadelede ilk ilaçlama çiçekler yavaş yavaş açtığı zaman başlar. İkinci ilaçlama ise çiçeklerin tamamı açtığında yapılır. Monilyaya karşı mücadele etkili madde içeren ilaçlarla yapılır.

2- Bakteriyel kanser ve zamklanma
Kökün dışında ağacın hemen hemen her tarafında görülebilir. Ancak en zararlı şekli gövde ve dallarda görülendir. Titiz bir inceleme yapıldığı zaman dallarda bulaşık yerler görülebilir. Zamklanmanın ilk belirtisi, bulaşık yerden itibaren dalın ucuna doğru yaprakların pörsümesi ve sararması şeklinde görülür. Bulaşma eğer yoğun ve etkiliyse dalda artan kurumalar görülür ve hastalık gövdeye doğru ilerlemeye başlar. Meyvedeki belirtileri daha çok enfeksiyon şeklinde, içeri çökmüş siyah lekeler hâlinde görülür. Dalda bulaşık kısmın kabuğu kaldırılır ise kahverengi ve ekşi kokulu olduğu görülür. Bakteriyel kanser ve zamklanma hastalık etmeni bakteridir. Bulaşmalar genelde sonbaharda olur. Bakteri faaliyeti yazın durma noktasına gelir. Sonbaharda yeniden aktif olur. Yağmur, rüzgâr, makas, bıçak, testere gibi aletlerle diğer dal ve ağaçlara kolaylıkla bulaşır. Kış aylarını hasta ağaçlardaki kanserlerde, yaprak ve dallarda, gözlerde, bazı yabancı otlar ve dayanıklı dallar üzerinde geçirir. Dallara bulaşma daha çok kasım ile şubat ayları arasında gerçekleşmektedir. Dallara bulaşma kasım-şubat arasında gerçekleştiğinden dolayı en iyi koruyucu ilacı olan bordo bulamacı uygulamaları bu dönemde sık sık tekrarlanmalıdır. Genel olarak şu şekilde yapılacak olan bir uygulama koruyucu olabilir: Sonbaharda yaprakların yaklaşık % 75-90’ı dökülünce % 3’ lük bordo bulamacı, İlkbahar mevsiminde gözler uyanmadan hemen önce % 1’lik bordo bulamacı uygulanır.

3- Kiraz sineği:
Ergini 4-5 mm boyunda olup siyah renkte kanadı benekli küçük bir sinektir. Kışı toprakta pupa olarak geçirir. Mayıs ayının hemen başlarında topraktan çıkan erginler beslenir ve çiftleştikten sonra her meyveye birer tane olmak üzere yumurta bırakırlar. Yumurtadan çıkacak olan larvalar meyvenin etli kısmında beslenir. Bu da meyvenin zamanından önce olgunlaşarak dökülmesine yol açar. Kiraz sineği ve larvası meyvelere ben düştüğü zaman ilaçlamaya başlamak için en uygun olan dönemdir. Bu uygulama en erkenci çeşide göre yapılmalıdır. Bu yöntem bahçelere sarı yapışkan vizüel tuzaklar asmak suretyile ilk ergin çıkışına göre ilaçlama yapmaktır. Kiraz sineğinin meyvedeki zararı hastalık tuzak kontrolleri ile ikinci ya da üçüncü bir ilaçlamaya gerek olup tespit edilmelidir. Kiraz sineğine karşı etkili madde içeren ilaçlardan herhangi birisi ile kimyasal mücadele yapılmalıdır. Gerekirse 15-20 gün sonra ikinci bir ilaçla mücadele yapılabilir. Bilhassa büyük ağaçların tepe dallarının ilaçlanmasına azami dikkat edilmelidir. Son ilaçlama ile hasat arasındaki minimum süreye titizlikle uyulması gerekir.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.


Facebook sayfamızı takip edin.

Beğen butonuna basmanız yeterli,

Facebook!