Önemli kayısı hastalıkları nelerdir?

1- ROSELLİNİA KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞI (Rosellinia necatrix)
Hastalığa yakalanmış ağaçlardaki ilk belirti yapraklardaki sararmalardır. Yaprak sararmaları ağacın tümünde veya ağacın bir yönünde olabilir. Sararmanın yanı sıra yapraklarda küçülme de olur. Zamanla yapraklar kuruyup dökülür. Hasta ağaçlarda büyümede durgunluk ve geriye doğru ölüm görülür. Meyve verimi ve kalitesi düşer, meyveler irileşmeden ve olgunlaşmadan dökülürler. Hasta ağaçların ince kökleri esmerleşip çürümüş, kalın köklerde ve kök boğazında önceleri beyaz, giderek koyulaşan, gri ve siyaha dönüşen bir tabaka oluşmuştur. Kökün kabuk kısmı kaldırıldığında kabuk altında ağ şeklinde beyaz bir örtü görülür.
kkk
Hastalıkla şu şekilde mücadele edilmektedir.
1- Kuruyan ağaçlar bahçeden sökülerek imha edildikten sonra yerlerinde kireç söndürülmelidir,
2- Hastalık eğer bahçenin belli kesimlerinde ise hastalığın sağlam ağaçlara bulaşmaması için hasta olan ağaçların etrafına 60 cm derinlik ve 30 cm genişlikte hendekler kazılmalıdır.
3- Çevre bahçelerde hastalığın bulunduğu hallerde sel sularının getireceği hastalıklı parçaları önlemek için bahçenin çevresine 60–70 cm derinlikte hendekler kazılmalıdır.
4- Orman alanlarının kesimiyle elde edilen boş araziye hemen meyve bahçesi kurulmamalı, toprak 2–3 yıl boş bırakılmalıdır,
5- Ağaçlar derin dikilmemeli, aşırı sulanmamalı ve köklerin yaralanmamasına dikkat edilmelidir.
6- Hastalık yeni başlamış ise, hasta kökleri kesilip hasta kısımlar kazındıktan sonra bu yerlere %5’lik Bordo bulamacı veya %2’lik Göztaşı ilaçlarından biri fırça ile sürülür, ilaç kuruduktan sonra üzeri aşı macunu veya 750 gram Ardıç katranı + 250 gram Göztaşı karışımı ile kapatılmalıdır.
7- Kökler tamamen hasta ise, ince köklere kadar sökülerek kendi çukurunda yakılır, yerine sönmemiş kireç dökülerek kapatılır.

2- BAKTERİYEL KANSER VE ZAMKLANMA
Bakteriler ağaçların kenarlarındaki kabuk dokusunda kışı geçirirler. İlkbaharda bakteri burada çoğalmaya başlar ve yağmurla birlikte çiçek ve genç yapraklara yayılır. Gözlerdeki çatlaklardan ve budama yerlerindeki yaralardan bitkiye girer. Yapraklarda küçük, yağ yeşili, sarımtırak haleli olup morumsu kahverengi renk alan lekeler oluşur. Kanserli dalların uçlarındaki yapraklar ilkbahar sonları ile yaz aylarında solgunlaşıp, ölebilir. Hastalıklı çiçekler solar, kahverengiye dönüşür ve dalda asılı kalır. Hastalıklı tomurcuklar kahverengileşip kurur. İnce dallar ve sürgünlerde yanıklık, kabuklarda esmer, çökük lekeler görülür ve fazla sayıdaki lekeler dalın kurumasına neden olur. Ana dallar ile gövde üzerinde kanserler oluşur. İlkbaharla birlikte kanserler hızla ilerler. Kanserli dokuların yüzeyi ıslak ve yanık görünümlüdür. Bu bölgelerden zamk çıkışı olur.

Alınması gereken önlemler şunlardır :
1- Fidan üretiminde sağlıklı çöğür ve gözler kullanılmalıdır.
2- Ağır hasta ağaçlar yerinden sökülüp yakılmalıdır.
3- Ağaçlar üzerindeki kurumuş ya da belirtisi bulunan dallar ve gövde üzerinde bulunan kanserler sonbaharda ilaçlamadan önce kesilerek yakılmalıdır.
4- Budamada kullanılan aletler her defasında % 10’luk çamaşır suyuna daldırılarak dezenfekte edilmelidir.
5- İlaçlamalar bordo bulamacı ile sonbaharda yaprakların % 75’i döküldükten sonra birinci ilaçlama ve ilkbaharda gözler uyanmadan önce ikinci ilaçlama olmak üzere yılda iki defa yapılır.

3- MONİLYA (MUMYA) HASTALIĞI
Hasta dallar üzerinde sonbahar ve ilkbahar başlangıcında püstüller halindeki konidi yığınları şeklinde çıplak gözle görülebilir. Başlangıçta açık renkli olan püstüller olgunlaştığı zaman griye dönüşür. Püstüller üzerindeki konidiler yağmur damlaları ve sarsıntıyla çevreye kolaylıkla yayılırlar. Spor kitlelerini ilkbaharda yağışlarla birlikte hasta çiçek ve meyvelerde görülür.
Hastalık konukçusunun çiçek, çiçek sapı, meyve ve sürgünlerinde görülür. Hastalığa yakalanan çiçeklerin petal yaprakları, dişicik borusu ve erkek organları kahverengileşir ve bu renk değişimi sonra bütün çiçeğe yayılır. Hasta çiçekler dal üzerinde kurur ve mumyalaşır.

Hastalığın meydana geldiği bahçelerde ağaçlar üzerindeki bütün kuru dallar budanıp yakılmalı, mumyalaşarak ağaç üzerinde kalmış ve yere düşmüş meyveler toplanıp imha edilmelidir.

4- YAPRAK BİTLERİ

Yaprak bitleri genellikle 1,5–3 mm boyunda, armut şeklinde küçük böceklerdir. Yumurtaları parlak siyah renkte, uzunca ve oval biçimde 0,5 mm uzunluğundadır. Yaprak bitleri gruplar halinde yaşarlar. Kışı meyve ağaçlarının dal ve sürgünleri üzerine bırakmış oldukları yumurta döneminde geçirirler. Yaprak bitlerinin meyve ağaçlarının taze sürgünlerinde, genç yapraklar ve yaprak sapları üzerinde gruplar halinde beslenmeleri neticesinde sürgünlerde kısalma ve yapraklarda kıvrılma meydana gelir.

Önlem olarak şunları belirtebiliriz: Meyve bahçeleri ve yakınında yaprakbitlerine hassas bitkiler yetiştirilmemeli, kış ve erken ilkbahar döneminde ağaçlar kontrol edilmeli, yumurta görüldüğü zaman budama ile popülasyon düşürülmelidir. Zamanında ilaçlama yapılmalıdır.

5- YAPRAK DELEN (ÇİL) HASTALIĞI
Hastalık meyve ağaçlarında meyve, yaprak, tomurcuk ve genç dalları üzerinde görülür. Yaprak üzerinde oluşan lekeler ilk olarak 1 mm çapında, yuvarlak, yağ lekesi görünümündedir. Zamanla kenarları kırmızımtırak orta kısımları ise koyu kahverengine dönüşebilir. Lekeli kısımlar sonradan dökülür ve yaprakta delikler meydana gelir. Lekelerin ortası koyu, etrafı ise açık kırmızımsı renktedir.

Çil hastalığına karşı şu önlemler alınabilir:
Sonbaharda hastalıklı tomurcukların bulunduğu dallar sağlam kısımdan budanarak yakılmalıdır. Sonbaharda yaprak dökümünden hemen sonra, ilkbaharda çiçek tomurcukları açılmadan önce (pembe çiçek tomurcuğu döneminde), meyvelerde çanak yaprağı ve erkek organ tablası meyvenin
ucuna sıyrılırken toplamda üç defa ilaçlama yapılmalıdır.

Bir Cevap Yazın