Gökçeada’nın gezilecek yerleri nerelerdir?

Gökçeada, Türkiye’nin en büyük adasıdır. Çanakkale’ye bağlı bir ilçe olan Gökçeada
konumu itibariyle Saros Körfezi’nin girişinde Ege Denizi’nin de kuzeyinde yer almaktadır. Türkiye’nin en batı ucu olan İncirburnu burada bulunmaktadır. Gökçeada’da gezilecek bir çok mekan bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır:
gokceada
1-Merkez Cami
Osmanlı dönemine ait tek camidir.Çınarlı mahallesinde bulunmaktadır.

2-Meryem Ana Panayırı
Rumlar tarafından 14-16 Ağustos tarihleri arasında Hristiyan inancına göre azizlerin ölüm günü olmasından dolayı Tepeköy’de düzenlenen panayır adanın en çok ziyaret yerlerinden biridir. Bu tarihlerde köy meydanına masalar kurulur, kurbanlar kesilir, yemekler ve tatlılar dağıtılır. Sirtakinin ve şarabın renk kattığı bu geceler de geç saatlere kadar dans edilir.

3-Kaya Mezarı
Hangi dönemden kaldığı tam olarak bilinmeyen ve çevresinde hiçbir yerleşik alanın bulunmadığı Kaya Mezarı adanın güneyinde yer almaktadır. Büyük kayaya oyulmuş olan bitişik iki mezardan oluşan bu yapıt inşası bakımından son derece dikkat çekicidir.

4-Su Altı Parkı
Türkiye Deniz Araştırmaları tarafından 1999 yılında Türkiye’nin ilk su altı parkı ilan edilen ve adanın kuzeydoğusunda, Kaleköy- Kuzu limanı arasında bulunan Su altı parkı Kıyıdan 1 deniz mili uzunluğu, denizin 200 metre açıklığında bir alana sahiptir.

5-Rum Köyleri
Gökçeada eski adıyla İmroz Adası, Rum halkının yüzyıllardır yaşamını sürdüğü bir adadır. Kökeni yüzyıllar öncesine dayanan en eski yerleşim yerlerinden biri olan Rum Köyleri, zamanında korsan saldırılardan korunmak içine yüksek tepelere kurulmuş. Zeytinli, Bademli, Tepeköy ve Dere köylerinin nostaljik havası misafirlerini adeta büyülemektedir. Rum Köyleri, Asırlık hikayeleri ve tarihsel yapıtları, kahveleri, taş kaplı yolları, kiliseleri ile Gökçeada’da görülmesi gereken yerlerin başında gelmektedir.

6-Peynir Kayalıkları
Kuzulimanının solunda Kaşkaval Burnu’ndaki kayalıklara bu ismin verilmesinin nedeni üst üste dizilmiş olan peynir kalıplarına benzemesidir .Denizden tekne ile gezerken bu kayalıkları görmek mümkündür.

7-Laz Koyu
Laz Koyu, Gökçeada’nın güney kıyısında, bulunan küçük bir koydur.Burada herhangi bir tesis bulunmamaktadır. Kafa dinlemek için gidilebilecek yerlerin başında geliyor.

8-Tuz Gölü
Derinliği ve genişliği yaklaşık olarak bir metre olan ve Aydıncık-Kefalos plajının ortasındaki Tuz Gölü, her iki taraftan rüzgarın yığdığı kum seddinin tam ortasında bulunmaktadır. Tamamen deniz suyu ve yağmurlarla dolmuş olan göl de dere bulunmamaktadır. Yazın devamlı olarak buharlaşan gölün üstü beyaz tuz tabakasıyla kaplanmakta ve yaz ortasında kar yağmış gibi görünmektedir. Romatizma, sedef, kireçlenme gibi hastalıklara iyi geldiği söylenmektedir.

9- Kaleköy: Merkeze 4 km mesafede bulunan koy, tepede kurulmuş, eski bir Rum köyüdür. Bir de limanı vardır. Burada birçok otel ve pansiyon bulunmaktadır.
10- Zeytinli
Dünden bugüne kadar yapısı hiç bozulmamış olan taş sokakları, eski Rum evleriyle merkeze yakın bir köydür. En önemli özelliği ise harika şarapların burada yapılmasıdır. Merkeze 8 km uzaklıkta bulunmaktadır. Sakızlı muhallebisiyle meşhur olan bir yerdir.

11-Gizli Liman
Adanın en batı ucudur. Doğal olarak ülkemizin en batı coğrafi koordinatlarına sahip olan noktadır. Dalganın olmadığı uzun bir plaja sahiptir.

12-Yıldızkoy
Merkezle Kaleköy arasında, kumun olmadığı yalnızca doğal taşlardan oluşan bir koydur. En önemli özelliği avlanma yasağı olan doğal deniz florası ile koruma altında olan bir bölgedir.

Adada bilinen en eski kilise 18. yüzyılın ilk yarısından kalmış olan Dereköy’deki Agia Maria Kilisesidir. Tepeköy Agridia Kilisesi 1834 yılına, merkezdeki Panaghia Kilisesi 1835 yılına, Agia Barbara Kilisesi 1838 yılına aittir. Diğer kiliselerin kesin tarihleri bilinmese de aşağı yukarı aynı tarihlerden kalma oldukları tahmin edilmektedir. Kiliselerin planları ve inşa tarzları, mimari özellikleri aynı dönemde İstanbul ve Anadolu da inşa edilen diğer kiliselere çok benzemektedir.

Bir Cevap Yazın