Fosil nasıl oluşur?

Kemiklerden tohumlara, dişlerden deniz canlılarına on binlerce yıl öncesinde yaşamış birçok canlının günümüzde incelenebilmesini sağlayan fosiller, havanın aniden kesilmesi sayesinde oluşur. Canlı kalıntılarının üzerini kum, çamur ya da kil gibi ağır toprak parçalarının aniden örtmesi, kalıntı ile hava temasının ani bir şekilde kesilmesini sağlar ki böylece fosiller binlerce yıl boyunca bozulmadan korunabilir. Canlı herhangi bir organizma kömürleşerek fosil haline gelebileceği gibi, bu katılaşma “mermerleşme” şeklinde de görülebilir. Canlı kalıntıları birçok farklı şekilde fosilleşebilir ve günümüze dek bozulmadan korunabilir.

Kayaçların üzerinde canlının çeşitli izlerinin oluşması dahi bir çeşit fosil kabul edilmektedir. Bu şekilde oluşan fosiller ile milyonlarca yıl önce yaşamış canlılar hakkında dahi bilgi etmek mümkünken, nesli tükenen canlı türlerinin tanımlanması da yapılabilmektedir. Bu tür fosilleşme örnekleri haricinde günümüzde çok değerli bir taş olarak kabul edilen amber içinde kalarak korunma da görülmektedir. Amber ya da reçine gibi maddeler tarafından tamamen kaplanan canlı organizmaların dış etkenler ile ilişkisi tamamen kesildiğinden, uygun ortamların sağlanması durumunda milyonlarca yıl ilk günkü halinde kalabilmektedir.

Kutup bölgelerinin dondurucu iklimi de fosilleşme için uygun bir çevre oluşmasını sağlar. Büyük buz kütlelerinin içinde çok düşük sıcaklık nedeniyle hızlı bir şekilde donan ve bu kütlenin içinde korunan fosil türleri de mevcuttur. Soğuk nedeniyle canlı organizmalar tamamen donar ve böylece canlı kalıntıları uzun süre boyunca bozulmadan kalabilir. Canlılar çeşitli şekillerde fosilleşirken vücutlarındaki canlı dokuların tamamı yok olabilir. Bu tür durumlarda canlıdan geriye yalnızca kemikleri kalır ve ilgili fosil canlının iskeletinden ya da vücudunun belirli bir bölümündeki kemik parçalarından oluşur.

Geçtiğimiz yıllarda ABD araştırmacılar Antarktika’da tam 70 milyon yaşında bir bebek dinozor dahi bulmuşlardır. Ülkemizde de birçok arkeolojik araştırma yapılmasına rağmen hala geniş çaplı bir fosil belirleme çalışması yapılmamıştır. Türkiye’nin oldukça zengin bir fosil stoku olduğu düşünülse de, Kırıkkale’de bulunan fosiller dışında eski ve önemli fosil kayıtlarından bahsetmek mümkün değildir. 2006 yılında Türk arkeologlar ve jeologlar tarafından yapılan araştırma sonucunda Kırıkkale’de 25 milyon yaşında bir “Gergedana” fosili bulunmuştur.. Gergedana günümüze dek yaşamış en büyük “memeli hayvan” olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Kastamonu’da yapılan bazı kazı çalışmaları sonucunda 70 milyon yıl önce yaşamış bir “Mosasaur” kemiğine de rastlanmıştır. Bu Mosasaur kemiği yaklaşık olarak 18 metre uzunluğundadır.

Yorumlar (9 adet)

  • 24 Mayıs 2017 at 11:28
    Permalink

    aradığımla hiç bir alakası yok hem de çok uzun

    Reply
  • 16 Mayıs 2015 at 10:14
    Permalink

    hiç işime yaramadı çünkü bunun fosillerin oluşumuyla hiç ilgisi yok

    Reply
  • 16 Mayıs 2015 at 10:02
    Permalink

    çok uzun insan nasıl yazsın bunu

    Reply
  • 13 Mayıs 2015 at 16:47
    Permalink

    bence çok uzun

    Reply
  • 12 Mayıs 2015 at 21:06
    Permalink

    çok sağolun işime yaradı

    Reply
    • 20 Mayıs 2015 at 06:35
      Permalink

      Esma ‘ cım anlamıyomusun her kez diyoki işime yarmadı yanlış diyolar sende ordan kalkıp diyosun ki sağolun işime yaradı yorum yapmasını bilmeyen yorum yapmasın lütfen !!!

  • 10 Mayıs 2015 at 16:18
    Permalink

    bu fosillerle ilgili değil ki yanlış

    Reply
  • 03 Haziran 2014 at 20:21
    Permalink

    ama bu konu fosil nasıl oluşur değilki

    Reply
    • 20 Nisan 2015 at 18:44
      Permalink

      what didin gulüm

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: